İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, İBB davasının 31. celsesinde gazeteci Ferhat Murat ve sanıklar arasında yaşanan gerginlik sonrası mahkemeye dilekçe sundu. Dava, avukatlar ve mahkeme heyeti arasında yaşanan gerilim nedeniyle ertelendi. Duruşma esnasında mübaşirin yaptığı anonsla, “Bugün duruşma yapılmayacak, yarın devam edecek” ifadesi duyuruldu. Avukatlar, duruma itiraz ederek tepki gösterdiler.
Ferhat Murat’ın sadece hakim ve savcıların erişebildiği koridorda bulunması da tartışmaları alevlendirdi. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu’nun aktardığına göre, avukat Tora Pekin’in mahkemeye ilettiği dilekçede şu ifadeler yer aldı: “Davanın başladığı 9 Mart 2026 tarihinden bu yana, heyetinizin yürüttüğü faaliyetlerin yargılama olarak nitelendirilemeyeceğini birçok kez mahkemenize ilettik. Yaşanan hak ihlallerinin derinliği nedeniyle, bu faaliyetlerin hukukun ağır ve açık ihlaline yol açtığı aşikardır.
4 Mayıs 2026 tarihinde heyetiniz duruşma salonunu terk ederken, adının Ferhat Murat olduğu öğrenilen bir kişi, sadece yargıçların kullanabildiği kapıda belirmiştir. Bu kişi, sanıkları kışkırtmaya yönelik hareketlerde bulunmuştur. Sanık müdafileri tarafından tutulan ve dilekçeye eklenen tutanakla bu durum belgelenmiştir. Ayrıca duruşma esnasında eklenen kameralarla alınan görüntü kayıtları da iddialarımızı destekleyecektir.”
Pekin’in dilekçesindeki bir diğer önemli nokta ise Ferhat Murat’a sağlanan imtiyaz niteliğindeki yer tahsisi oldu. Bu durum, duruşmayı takip eden diğer gazetecilerin salon dışına çıkarılmak istendiği bir anda yaşandı. “Ferhat Murat adlı kişinin bulunduğu yer, sanık müdafilerine de yasak olan bir alandır. Bu durum, yetkisiz kişilere tanınan ayrıcalıklar ve usule aykırı uygulamalarla yürütülmeye çalışılmıştır.”
Sonuç olarak, 4 Mayıs 2026 tarihindeki duruşmanın, yetkisiz kişilere tanınan imtiyazlarla, hukuka aykırı uygulamalarla yönetilmeye çalışıldığını belirten avukat Pekin, mahkeme heyetini yargılama kurallarına uymaya davet etti. “Bu tür uygulamaların sanıklar ve biz müdafiler tarafından kabulü asla mümkün değildir” ifadesini kullandı.