Yurt dışına seyahat etmeyi planlayan Türk vatandaşları için en büyük sorunlardan biri, birçok ülkeye giriş için vize almak zorunluluğudur. Ancak vize almak, her zaman yeterli olmayabilir. Sınırdan geri çevrilmemek için dikkat etmeniz gereken bazı hususlar mevcut. Seyahat sağlık sigortası, yurtdışına çıkacakların en sık göz ardı ettiği konulardan biridir. Hevacir Turizm Seyahat Planlama Müdürü Sezai Şengül, pek çok kişinin sağlık sigortasını sadece vize başvurusu için gerekli bir belge olarak gördüğünü, fakat Avrupa ülkelerinin bu konuda daha titiz olduğunu vurguladı.
Özellikle Schengen vizesi başvurularında, sunulan sağlık sigortalarının tarih aralıklarının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Şengül, vatandaşların çoğunlukla yalnızca ilk seyahatlerini kapsayan poliçeler yaptırdığını belirtti. Uzun süreli vize almış kişilerin, daha sonraki yurtdışı seyahatlerinde yeni bir sigorta yaptırmayı unuttuklarını ifade eden Şengül, sınır polislerinin bu noktayı sıkı bir şekilde kontrol ettiğini aktardı. Avrupa ülkelerinin temel kaygısının, ülkeye gelen kişilerin sağlık sorunları durumunda tüm mali yükün devlete kalmaması olduğunu belirten Şengül, “30 bin Euro teminatlı sağlık sigortaları, hem vize sürecinde hem de ülkeye girişte yolcular için önemli avantajlar sunuyor” dedi.
“Vize almak sürecin sonu değil” diyen Şengül, sosyal medyada son dönemlerde gündem olan ve sağlık sigortası eksikliği nedeniyle ülkeye alınmayan bir kadın yolcu olayını hatırlattı. Vatandaşların en büyük yanılgısının vize alındıktan sonra tüm işlemlerin tamamlandığını düşünmeleri olduğunu söyleyen Şengül, asıl değerlendirmenin pasaporttaki vizeden sonra başladığını ifade etti. Sınır polisinin; seyahat amacı, otel rezervasyonu, dönüş bileti, nakit miktarı, kredi kartı ve sağlık sigortası gibi konularda belgeler talep edebildiğini belirten Şengül, “Konsolosluğa sunduğunuz belgeler için sınır polisi tekrar belge istemeyecek diye bir durum yok” şeklinde uyardı.
Özellikle Amerika uçuşlarında denetimlerin çok daha sıkı olduğunu vurgulayan Şengül, Türkiye’den çıkmadan önce yolcuların sorgulandığını söyledi. Havalimanlarında güvenlik görevlilerinin, yolculara seyahat nedenlerini, ne kadar kalacaklarını ve geri dönüp dönmeyeceklerini sorduğunu belirten Şengül, bazı durumlarda yolcunun uçağa alınmama ihtimalinin bulunduğunu ifade etti. “Yetkililer, sizin turist olarak değil, ülkede kalma amacıyla seyahat ettiğinizi düşünürse uçuşunuz iptal edilebilir. Aynı şekilde sınır polisi de ülkeye girişinizi reddedebilir” dedi.
Schengen vizeleri konusunda da önemli hatalar yapıldığını söyleyen Şengül, Bulgaristan üzerinden alınan bir vizeyle ilk girişin Almanya’ya yapılmak istenmesini örnek verdi. Bu durumda yolcunun uçağa binebildiğini ancak Almanya’daki sınır polisinin, “Bu vizeyi neden başka bir ülke üzerinden aldınız?” sorusunu sorabileceğini belirtti. İlk girişin yapılmadığı Schengen vizelerinde bazen kötü niyet şüphesi oluşabileceğini vurguladı.
Pasaport süreleri hakkında da önemli uyarılarda bulunan Şengül, özellikle umre ve hac ziyaretlerinde vatandaşların maliyeti düşük olduğu için kısa süreli pasaport tercih ettiğini belirtti. Ancak birçok ülkenin pasaportta en az 6 ay geçerlilik şartı aradığını ifade eden Şengül, “6 aylık pasaportla yurtdışına çıkmanız mümkün değil. Hatta 10 yıllık pasaportunuzun son 6 ayına girdiyseniz yine sorun yaşayabilirsiniz” diye konuştu. Türk vatandaşlarının iki bordo pasaport taşıma hakkı bulunduğunu hatırlatan Şengül, bir pasaportun konsolosluk işlemlerinde iken diğer pasaportun aktif olarak kullanılabileceğini ancak bunun başvuru sırasında açıkça belirtilmesi gerektiğini vurguladı.